Üsküp, Makedonya’nın kalbinde yer alan ve son yıllarda geçirdiği “estetik dönüşüm” ile dikkatleri üzerine çeken bir şehir. Seyahat yazarı Orija Gasanova, bu şehrin düşük bütçeli gezginler için bir cennet olduğunu, ancak aynı zamanda her köşesinde yükselen heykeller ve fıskiyelerle de “lüksün sınırlarını” zorladığını belirtiyor.
Üsküp’ün ortasında yer alan devasa gemiler, şehrin yönetiminin “antik” bir görünüm kazandırma çabalarının ilginç bir yansıması. Bu dev gemilerden biri sadece bir dekor değil, aynı zamanda konaklama imkanı sunan bir otel olarak hizmet veriyor. Gasanova, bu gemide kalmanın “pahalı bir deneyim” olduğunu, fakat “eşsiz bir tecrübe” sunduğunu vurguluyor.
Üsküp, aynı zamanda meşhur büyük pazarlarıyla da tanınıyor. Ziyaretçiler burada yalnızca alışveriş yapmakla kalmıyor; saatlerce oturup keyifle çaylarını yudumluyorlar. Avrupa’nın diğer başkentleriyle kıyaslandığında, Üsküp’te harcamalarınızın karşılığını fazlasıyla alıyorsunuz.
Şehir, dünyaca ünlü Rahibe Teresa’nın doğum yeri olmasıyla da öne çıkıyor. Azizeliğin ilk adımlarının atıldığı bu ev, günümüzde turistlerin en çok ilgisini çeken mekanlardan biri. Ziyaretçiler burada dua etmekte veya azize ait hediyelik eşyalar satın almakta. Ancak, bu hediyeliklerin şehirdeki diğer alışveriş noktalarına göre biraz daha pahalı olduğu belirtiliyor.
Üsküp, ekonomik seyahat tutkunları için sunduğu cazibe ile her geçen gün daha fazla turist çekiyor.